Bloglar

SURET İLE SİRET ARASINDA...

“Hakikî hakaik-i eşya, Esmâ-i İlahiyedir. Mahiyet-i eşya ise, o hakaikin gölgeleridir.” buyurmuştur Said-i Nursi Hazretleri.

Yani eşyanın gerçek hakikati, Allah’ın Esma terkipleri, isimleridir. Eşyanın mahiyeti ise, o hakikatın gölgeleri, tecellisi ve yansımasıdır.

Eşya arapça "şey"den gelir. Dolayısı ile insanda bir "şey"dir. Hızlı ve yoğun bir yaşamın içinde koşturan günümüz insanı bakışını bu inceliklerden, özden; kabuğa, maddeselliğe ve surete çevirmiştir.

Öyle olunca surete verilen değer, ilgi ve sevgiden öz incinmiştir.

Halbuki Allah Teâlâ kulun suretine değil kalbine ve amellerine bakar. Değer, sevgi özden, kabuğa olunca abartlı bir tüketim toplumu ile karşı karşıya kaldık. Eşyanın hakikati ve inceliklerden uzaklaşan insan dünyanın kaynakları müsrifçe harcanmakta. Eşya araç olmaktan çıkmış amaç olmuştur.

Oysa eşya insana hizmet etmek için vardır. Aslında herşey insana hizmet eder. Hakikat ve inceliklerden uzaklaşmak eşyayı amaç haline getirdiği gibi insanı kendine hizmetçi yapar.

Böyle olunca insan emanetede de ihanet içinde bulunur. İnsan kendisine sunulan nimetlere alışma hastalığına yakalanmıştır. "Ne az düşünüyorsunuz" Ellerinizi düşünün; bize hizmet etmek için vardır.

Nefsi natıkanın emrine verilmiş meleki bir yapıya sahiptir ve itaat üzere yaratılmışır. Her türlü tehlikeye karşı hemen öne atılır ve sahibini korur.

Sahibini yedirir, içirir, afedersiniz taharetine kadar her türlü hizmetini görür. İşte alışılmış nimetlerden birisi...

Öylesine sığ bakarız ki elin incelik ve hikmetlerinden habersiz kalırız. Bir anne gibi merhametli, şefkatli, cefakar ve vefalıdır insana. Bir çok esmanın hakikati elde açığ çıkar.

Bu değer kaybedilmeden de anlaşılamaz.

Çünkü düşünmüyoruz. Sureti seven insan, aslında moda ve estetik dokunuşlarla değişen maddesel bir kabuğa; o güzel paha biçilemez sevgisini verdiğini, siretle tanışınca fark eder.

Böylece sevgi de insana ulaşamaz. İnsan sevgi açlığı ve talepkarlığı ile ömrünü heba eder.

Sevgi surete dokunur ama içte hissedilmez, açlık hep devam eder. Siret, iç hali, ahlakı olarak düşünürsek; bu güzellik suretide güzelleştirir.

Yani güzellik içten dışa doğru olur, dıştan içe güzellik sirayet etmez.

 

K.B.E. Yasemin Hafize Şanlı

Diğer Bloglar

Yorumlar (0)

Yorum Yazın

Yorumlarınız sistem onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.