Bloglar / *YAZILAR

KARINCA'NIN MİSYONU

Nemrut, azgınlığının önünde bir engel olarak gördüğü Hazreti İbrahim’i ateşe atarak cezalandırmak ister. Meydanın ortasına dev bir ateş yaktırır. Ateşi gören canlıların tümü etrafa kaçışır. Ancak bir karınca, ağzında bir damla suyla devasa ateşe doğru telaşla koşturur. Onu gören bir başka karınca “Nereye böyle telaşla” diye sorar. Karınca “Duymadın mı Hazreti İ...

RUHUM AKSA'DA KALDI

Ruhum Aksa'da kaldı, bedenim dengesiz. Gelmek de gitmek de elimde değil bilirim. İstedim, istedi. Belki de istedi, istetdi. Arzulayan mısın? yoksa arzulanan mı? Arzulayan heva heves sahibiyken arzulanan aşka koşandır... Aksa tutsak derken; ruhum Orada tutsak kaldı. Tutsak olan nasıl olurda tutsak alabilirdi ki? Ah O sütunlu, kemerli, beyaz taş şehir... "Bir gelmek vardı, bir de gitmek. Gelmek bitti, geriye kaldı gitmek"...

İbnü'l Vakt ya da Ebu'l Vakt Olabilmek

Sûfî İbnü'l-vakt'tir¸ ama sâfî (kâmil insan) vaktin ve hâlin üstündedir. Zaman¸ üzerimizdeki Allah'ın büyük nimetlerinden biridir. Zamanın asıl sahibi Allah Teâlâdır. Ölçüsüzlükler içerisinde geçirilen zamanlarda¸ suçlu olan zamanın kendisi değil o zamanı hoyratça tüketenlerdir....

"BUGÜN HÜKÜMRANLIK KİMİN"

Aslan dolunayı ne demek? Ay Aslan'da en güçlü pozisyonda dolunay geçişini yapacak. Güneş Kova'da olduğundan onunla bir  karşıtlığı olacak. Yani güçlü bir Rahman ve Rahimiyet ile Allah ismi azamının birbirlerine durum arzları var. "Allah her an bir şe'n dedir." Güneş tasavvufta Allah'a nisbet edilir.  Ay, Rahman ve Rahimiyettir. Aynı zamanda Güneş ...

SURET İLE SİRET ARASINDA...

“Hakikî hakaik-i eşya, Esmâ-i İlahiyedir. Mahiyet-i eşya ise, o hakaikin gölgeleridir.” buyurmuştur Said-i Nursi Hazretleri. Yani eşyanın gerçek hakikati, Allah’ın Esma terkipleri, isimleridir. Eşyanın mahiyeti ise, o hakikatın gölgeleri, tecellisi ve yansımasıdır. Eşya arapça "şey"den gelir. Dolayısı ile insanda bir "şey"dir. Hızlı ve yoğun bir yaşamın içinde ...

GÜL ALIRLAR , GÜL SATARLAR

Mevlana Hazretleri Mesnevi'de diyor ki: “Önemli olan gül tabiatlı olabilmektir. Yâni bu dünya bahçesinde, dikenleri görüp, onlardan incinip dikenleşmek değil, araya kış gibi çileler girse bile onları bahar iklimiyle kucaklayarak, bütün âleme bir gül olabilmektir.” “Gül, o güzel kokuyu diken ile hoş geçindiği için kazandı. Bu hakîk...

ASA'YI BIRAK... NALİNLERİ ÇIKAR...

Allah bütün müminlerin dostudur, Veli'sidir. İbni Arabi " Allah bütün müminlerin velisidir. Bu yönüyle Allah kendilerini karanlıklardan nura çıkartmakla iman edenlerin velisidir. bunun anlamı onları kendilerini bilmekten Allah'ı bilmeye çıkartmasıdır." der. Ahmed Ticani Hazretleri "İlmi olmayan kimse, câhillik içinde kalır, muhabbet kadehini içe...

NEFES, KALP VE HAL      

          “Allah size zahir ve batın nimetlerini bol bol verir.” (Lukman, 20) ayetinde geçen zahirî nimetlerin dış organlara ait Allah’ın ihsanı olan taatlar , batinî nimetler de kalpteki duygular ve manevi hallerdir. Hal böyle iken günümüz insanı dışına çok önem verir oldu. Tabi ki temiz ak pak giyinip çıkacağız fakat bunun...

DÖRT TÜR KALP VARDIR

Bir tür kalp vardır ki ilahi nurla aydınlanmış, ona gömülmüştür. İlim denizine dalmış, batmıştır. Bu tür bir kalpten ilim nehirleri fışkırır. Ondan içen, ebedi hayata kavuşur. Öne geçen Allah ehlinin kalpleri gibi. Bu tür kalplere şu ifadeyle işaret edilmiştir: “Taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar kaynar.” Bir tür kalp de vardır ki , ilmi kana kana i&ccedi...

İLAHİ İSİM VE SIFATLAR

İbn Arabî’ye göre ilâhî isim ve sıfatların her bir kişi üzerindeki hâli ve tesiri o kişinin vaktidir. Bu âlemde bulunan canlı ve cansız her şey zamanın hükmündedir. Kevn ve fesad (oluş ve bozuluş) âlemi olan bu evrende her şey zamanın hükmünce değişmeye, bozulmaya ve yeni bir forma geçmeye mecburdur. Eşya, insanlar, doğa sürekli değişir. Biz ise her an olan bu ...

MUHABBET-İ RABBANİYE ( MARİFET)

Marifet-i İlahiye, Allah’ı bütün esma, sıfatlarıyla, isim ve şuunatıyla tanımak ve bilmek demektir.   Ahsen-i takvimde yaratılan insan bütün esmâya mazhar olma şerefine ermekle marifet sahasında en ileri makamlara çıkmaya namzet olmuştur. Bu ise hakiki bir saadettir; dünyanın gelip geçici saadetleriyle mukayese edilmeyecek kadar yüksektir. "Ulûhiyet", A...

TELVİN VE TEMKİN

Telvin hal sahiplerinin, temkin ise hakikat ehlinin sıfatlarındandır. Kul terbiye yolunda olduğu sürece telvin sahibidir. Sürekli bir halden diğer bir hale geçer, yükselir. Bu halden hale geçişten öte intikal etme, göçme, yükselmesidir. Bu durum gayeye, hedefe yani Hakk'a ulaşıncaya kadar böyle devam eder gider. Böyle olunca telvinde sürekli manevi bir ilerleme ve yükse...

CENNETİN 4 NEHRİ

“Mi’rac gecesi bana cennetler gösterildi. Orada dört nehir gördüm. Biri su; ikincisi süt; üçüncüsü cennet şarabı; dördüncüsü bal nehri idi. Cebrâil A.S.’dan sordum: –Bu nehirler nereden akar, nereye dökülür?.. Cebrâil A.S.: –Havz-ı Kevser’e dökülür, lâkin nereden geldiğini bilmiyorum y&acir...

SULTANİ ZİKİR

Sultani zikir; Sultan; Frekans biçimi yüksek olan…. Zikirde maksimum potansiyel Sultan konumuna taşınmakla mümkündür böylelikle alemler arası maksimum frekansa ulaştığınızda karanlık enerji frekans boyutuna ulaşırsınız artık karanlık enerji size karanlık değildir bu boyuta Semae yağmuru da (Esmae tecellisi) diyebiliriz Nur ala Nur mertebesinden Kün emri ile hasıl olmuş Halak yani Etkin enerji (yaratı...

AY OLMAK

Ay olmak güneşi yakinen bilmekti Nuru ile yol gösterip, aydınlatırken Emaneti kendinden bilmemekti. Her fazlında ayrı bir latafete nuru ile bilgi verip zuhurundan zevklenmekti. Duygular üzerinde gezinirken Deryaları peşinden sürüklediği gibi gelgitler yapmaktı. Umutsuz insanların mutsuzluk beşiği Kimisine de kalp huzuruydu. Rahman ve Rahimiyete bakan yüzüyle Kulunun düşüncesinde...

İHLAS KALBİN AMELİDİR...

Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Mûsâ, Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan birçok insan buldu. Onların gerisinde de iki kadın gördü, (hayvanlarını sudan) men ediyorlardı. Onlara: "–Sizin bu hâliniz nedir?" dedi. Şöyle cevap verdiler: "–Çobanlar sulayıp çekilmeden biz (onların içine girip hayvanlarımızı) sulayamayız; babamız da...

TASAVVUF BAHSİ

Tasavvuf, Allah’a boyun eğmektir. Tasavvuf; İslam’ı madden ve manen yaşamaya çalışmaktır. Tasavvuf; insanlarla iyi geçinmek, kalbi tezkiye etmek, insanı tabiatındaki kötü huyların tesirinden kurtarmak, nefsin çağrılarından uzaklaşmak, güzel ahlakla süslenmek ve Resûlullah (sav)’ın yoluna uymaktır. Tasavvufun başlangıcı; Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerine, resû...

Gözünü açıp yummazdan evvel Belkıs'ın tahtını getiririm' diyen kim?

"Ve bir ifritin Hazret-i Süleyman'a 'Gözünü açıp yummazdan evvel Belkıs'ın tahtını getiririm' demesine işaret eden..." Kur'an'da ve Sözler'de alim birisi diye geçiyor, burada neden ifrit denilmiş? Tashih edilmesi gerekmez mi?   CEVAP: Değerli Kardeşimiz; "Cinlerden mağrur ve iddiacı bir ifrit: 'Ben,' dedi, 'sen makamından kalkmadan, onu ...

BEL‘AM b. BÂÛRÂ

BEL‘AM b. BÂÛRÂ بلعم بن باعوراء Tevrat’ta ve İslâm kaynaklarında, önceleri iyi bir mümin iken daha sonra Hz. Mûsâ ve kavmi aleyhine hile tertiplediği için cezalandırıldığı rivayet edilen kişi.   Kur’ân-ı Kerîm’de ismi zikredilmeksizin, “Onlara şu adamın kıssasını anlat: Ona âyetlerimiz hakkında bilgiler verdik ve o -bunlara önce uy...

TEVBENİN ASLI

Abdullah b. Mes’ud (ra)’dan rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Günahına tevbe eden, hiç günahı olmayan kimse gibidir.” (İbn-i Mâce, c.2, h.4250) Hazret-i Allah, bir kulu sevdi mi, ona günahı zarar vermez. Ölmeden önce ona tevbeyi nasip eyler. Günahın asıl olan tevbesi, bir daha o günaha dönmemektir. Hadiste, günahtan tevbe...

OLUMLAMA MI SALAVAT MI?

 Salavati şerife, pozitif dileğin Rahmani frekansidir. Değerli arkadaşlarım, salavati şerife bizlerin bugün "olumlama" olarak kullandığımız pozitif yüklemenin ayetlere ve hadislere ev sahipliği yapan duasal karşılığıdır. Haydi hep beraber okuyalım bakın ne denmiş; Ubey b. Ka’b (ra)’dan rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) gecenin üçte ikisi geçince kalkar ve şöyle derdi: ...

HAVATIR

Havatır kalbe gelen düşünce, çağrı yada hitap demektir. Gün boyu insanın kalbine belki sayısız hitap ve düşünceler gelir.  Havatır dört cihetlerden gelir ve geldiği yöne göre adlandırılır. Bunları MELEKİ, ŞEYTANİ, NEFSİ ve İLAHİ olarak adlandırırız. Havatır bir melek tarafından kalbe atılıyorsa; MELEKİ cihetten ve buna İLHAM deriz. Meleki yönden kalbe gelen düşünceyi Kur'...

BAYRAM EDENLER

İslam'da zilkade, zilhicce, muharrem ve receb olmak üzere dört tane haram ay vardır. Dört ayın bu şekilde adlandırılmasının sebebi ise bu aylarda savaşın haram kılınması, işlenen sevap veya günahlara başka zamanlarda yapılanlardan daha fazla mükâfat veya ceza verilmesindendir. Böylece yılın diğer aylarından farklı bir önem ve saygınlığa sahiptir haram aylar. Maide suresi 97. Ayette Rabbimiz şöy...

KAYADA ÜMİT YEŞERİR Mİ?

Zamanda sıkıntılı evrede Venüsü yaşıyoruz. Şartlı insanlar kasıp kavuruyor. Kurban bayramına denk gelen bu zaman dilimi, sınav içre sınav yaşattı. İsarı yok saymaya kadar gitti. Bu şartlılıkları; şefkat, merhamet, iyi ahlak, konuşma ve anlaşma, dostluk, kalp cömertliği gibi en güzel sığınak, yapıcı ve inşa edici hallerimizi duygularımızı darmaduman ediyor. Kendi tutunacak dallarını kırdıkları gibi muhatabına da tu...

LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH

Bilmelisin ki 'la havle vela kuvvete illa billah' (Allah'tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur) zikri, Allah'ın kendi suretinde yaratmış olduğu kimsenin özelliklerinden birisidir. Başka bir ifadeyle bu zikri yapmak, insan-ı kamil'in özelliğidir. Melek olmak böyle bir makama sahip olmaya elverişli değildir ve meleklerin makamı bundan uzaktır. Çünkü Melek kuşatıcı kul abd-ı cami ...