Bloglar / *YAZILAR

SESİMİ DUYAN VAR MI?

Tutunamayanlardan...  Düşenler ve Düşler!                                              (Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle...)  Zilzal Suresi...  (Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı, Ve insan: "Ona ne oluyor?"...

Ahlaki kod, bu konuda bir önerme yapılabilir mi?

Ahlaki kod, bu konuda bir önerme yapılabilir mi? "Ahlaki kopukluk, Albert Bandura. Herkesin kendi ahlaki kodları ve değer sistemleri vardır. Bununla birlikte, eğer prensiplerine tamamen zıtsa, insanlar zihinsel bir 180 derece dönüş yapabilirler. Hatta bazen işler öyle bir noktaya gelir ki, ahlaki olarak kabul edilemez gördükleri bir şeyi doğru görmeye başlarlar." Duada esas kişinin ben ini aşması...

İNANÇLARINI DİN YAPANLAR!..

Nar kırma ritüeli ne ola? Bütün zamanlarda, toplumlarda bir nar kırma rütieli var. Yaygın inanç, bereket getirdiği yönündedir. Peki bu inanç imana zarar verir mi? Tabiki verir. Bereket inancını nara bağlayan insanın imanına itibar edilmez. Bunu yazarken çok tepki alacağımı biliyorum. Yine de hakkı söylemekten vazgeçmeyeceğim, bilin istedim. Tüm toplumlarda bu inan&cce...

RAHMET DURAĞI-KEREMİN ALDATMASI

Bizler şeriat aleminde yaşıyoruz yani emir ve yasakların olduğu, mükellef olduğumuz bu alem.  Bazılarımız haramı, günahı, kabul eder fakat bunlardan yüz çeviremeyiz. Nefislerimiz ağır basar, o tarafa meylederiz.Biz bunu tesettür emrinde bariz yaşarız. Çoğu hanım kardeşimiz tesettürün Allah Teala'nın emri olduğunu bilir, kabul eder fakat nefsi örtünmesine asla izin vermez. Hep bir b...

AĞIR TAŞI NE YEL ALIR NE SEL

Ağır taş demek kütlesi, hacmi ve yoğunluğu olması demek. Ağır taşı yel ve sel temizler geçer gider. Güneş aşındırmaz. Taş yerinde sabit kalır.   Taş gibi insanın da ağırbaşlısı vardır. Doygundur...   İnsanın ağırbaşlı doygun olması erdemler ve imanla mümkündür.   "Rahmân’ın has kulları yeryüzünde vakarla yürüyen, cahiller onlara laf attığı z...

DENGEYE GELİN, DENGEYE GELSİNLER...

Son zamanlarda 'çocuklarımıza nasıl davranalım, şöyle sorunlarımız var' diye , sorularınız arttı. İnsanın çocuklarına yapabileceği en büyük iyilik, nefsi yapısını düzenlemesi , değişim ve dönüşümü yapabilmesidir. İnsan bunu yapabildiğinde dengeye gelir. Kendisi dengeye geldiğinde evladı da dengeye gelir. Hatta eşi, çevresinde ki insanların hepsi dengeye gelir. Dengeye gel,...

ASIN BALTAYI BÜYÜK PUTUN BAŞINA

Şartlanma; bölük pörçük, bilgi kırıntılarından, kıyaslama yoluyla kendi anlayışına nispetle bir hüküm çıkartmaktır. Bu bilgiler kendi bilinçaltından, duygularından ve de tecrübelerinden gelir. Bunlarla hüküm verir. Ayağına, ellerine tüm uzuvlarına bu hüküm prangasını vurur. Şartlanmışlık en büyük darlıktır. Verdiği hükmün esiri olur. Esir...

DENGE RAHMETTİR

Kâinat bir denge üzerine kuruludur. İnsan kimyasındaki denge de malumdur. Bu denge matematiksel olarak ifade edildiği gibi sonuçları dengede bir rahmet olarak görünür olur. Dünya Güneş'ten en uzaktayken, yani 152 milyon kilometre mesafedeyken, kuzey yarımküre Güneş'e doğru 23,5 derece eğiktir; tabii güney yarımküre de Güneş'ten 23,5 derecelik açıyla uzakt...

GÜLLÜ TEYZE

Güllü teyze benim çocukluk ve gençlik yıllarımın komşu annesi... Güllü teyze 5 yetişkin erkek çocuğu annesi. Hiç kız çocuğu olmamış. Annem bir kızı olduğunu, çocukken vefat ettiğini söylerdi. Bir kod 9 olduğunu o zamanlar bilmiyorum tabi.. Bana hep iş yaptırırdı. Mesala elinde bir kilo yeşil fasulye ile gelir hadi ayıkla derdi. Keyifle ayıklar, kırardım. Çünk&uum...

HAYALE GİDEN YOL

Bir hayalin vardır ve o hayali gerçekleştirmek için bir adım atmışsındır, kararlı bir şekilde azmini de yanına alarak o yolda sebat ederek. Her şeyde olduğu gibi tabii bu yolda güllük gülistanlık olmayacaktı... Önümüze engeller çıkacaktı bizi pes ettirmek için; ama biz bu yola çıkarken öncelikle Rabbim'ize sığındık ondan istedik hayalimizi ağır başımızı önüm...

ZAMAN...

Zaman acımasız mıydı? Yoksa; Acımızı hafifletmek için bize gereken miydi? Bazen geçmek bilmiyor dediğimiz bazen de ne kadar çabuk geçti diye hayıflandığımız. Kısacası zaman; yerine göre az yerine göre fazla gelen birşeydi... Yeri gelir zamana ihtiyacımız olur (unutmak için, acımızı hafifletmek, bir şeye sahip olmak için). Öyle bir anda gelir ki; zaman kavramı diye bir şey olmasın i...

SABIR / 1.BÖLÜM

Musibet olmadan Sabır bilinmez. Sabır musibetin karşısında insanın sığınağı, kalesidir. Bu kaleyi güçlendiren anlamlandıran organlar ise istikrar, azim, ağırbaşlılık ve teennidir. Her musibetin doğası farklıdır. Doğru teşhis ve doğru tedavi için, Doğru ilim ve doğru bilgi gereklidir. Sağlıklı biyolojik insan nasıl davranacak. Öncelikle, ilim ve bilgi sağlıklı insanın iç dünyasını yani ben' ini ego sun...

SABIR / 2.BÖLÜM

Somuncu Baba Osmanlı zamanında yaşamış Somuncu babayı bilirsiniz. Bir gün ziraatle uğraşan bir talebesine bir miktar tohum verdi ve buyurdu ki; Bu tohumların yarısını tarlanızın bir kısmına sizin için yarısını da bizim için ekiniz" Talebe tarlayı istenildiği şekilde ekti ve yetişince, Somuncu Baba ile birlikte tarlaya gittiler. Talebenin kendisi için ektiği tarlasında çok güzel buğdaylar yetişti. H...

SABIR / 3.BÖLÜM

2- İBADET VE TAATTE SABIR Belaya göstereceğimiz sabra göre, ibadete sabır daha zor olduğu için sevabı da daha fazladır. Mesela Ramazan ayı boyunca gündüzleri aç susuz durarak başka ihtiyaçlarıda terk ederek oruç tutmak, herkese kolay değildir. Çok kimse bu sabrı gösteremiyor abdest almak, sabah uykudan uyanıp kalkmak, günde 5 vakit namaz kılmak çok kimseye zor geldiği i...

ZAMAN YOLCUSU

Kalabalıklar içinde kendini kaybetmiş insandan, her nefesinin farkında olan insana yolculuk... Bir insan seli düşünelim; kalabalık, gürültülü. Ve herkes kendi seline ve dahi kalabalığın seline kapılmış bir yolculuk yapıyor zamanda. Herkes hayat yolcusu, herkes ahiret yolcusu, herkes zaman yolcusu. Birbirinden çok farklı görünsede aslında yolda, mezilde, zamanda bir ortaklık var. Bu uğult...

TASAVVUF EĞİTİMİNDE MİRATÜL AŞIKIN

Kendisine uyanları esmadan müsemmaya seyri süluk ettiren halvetiye mensuplarının esmayı seba ve bu isimleri geçerken yaşanacak olan hal, tavır ve elde edilecek irfani hakikatleri dile getirmektedir. Bir insan tasavvufi eğitim yoluna girdiğinde yedi eğitim makamı ve mertebeleri ve bu esnada yaşanacak olan tecellileri bilmesi gerekir. İnsan bu eğitimde her mevki ve makamda yine kendisini görüp kendisi ile yüzle...

TEMBELLİK VE LİYAKAT

TEMBELLİK İnsanlar neden tembelliği seviyor? Çünkü tutkuyu inancı kaybettiler. Hayallerinin peşinden koşmaları, icat çıkarmaları engellendi, ayıplandı. Düzene uy, emirleri dinle başını kaldırma. Emirleri sakın çiğneme, boyun eğen tembel nesiller herkesin işine geldi. Ailelere bağımlı yetişkinler ordusu istendi. Ailesiyle beraber uyusunlar beraber fakirleştiler. Maddi ve manevi ahlaki çök&uu...

HAZIR MIYIZ SATÜRN ZAMANINA?

Satürn zamanları insana sabır ve teenni çok gereklidir. Ağırbaşlı ve sabırla hareket etmek, güzel bir sabırla... Ağırbaşlı ve sabırlı olmak,Satürn zamanlarında gelen etkilere adeta kalkan olur. Anda kalır, geleni hüküm vermeden, hikmet çerçevesinde görür. Latif olur, yaşanılan olaylardaki incelikleri yakalar. Zahire takılıp kalmaz. Bilir ki her meselenin bir de dışa yansımayan, adetull...

BA'SÜ BA'DEL-MEVT

Basü ba del mevt(öldükten sonra dirilme) inancı Bu inanç prensibimiz öldükten sonra dirilmeye inanmak olarak anlatılmakla birlikte bir manası da ölüm dediğimiz gerçeğimizin yaşandığı zamanlarda veya durumlardaki davranışlarımızı da düzenlemektedir. izler biliyoruz ki kişinin kıyameti gibi aleminde kıyamet dediğimiz bir son olgusu vardır. Bunu şehir bölge ülke vb gibi kısmı olar...

ÖLMÜŞ BİR YAKININ ARKASINDAN SESLİ AĞLAMAK

Ölmüş bir yakınımızın arkasından veya mezarının başında sesli ağlamak günah mıdır?   - Bu durum ölüye azap verir mi? Cevap Değerli kardeşimiz, Ölüye feryad figan ederek ağlamak âdeti, eskiden beri câhil insanlar arasında revaç bulmuş, yaygın hâle gelmiş bir âdettir. Mesela, eski Mısır'da eşraftan biri öldüğü zaman, bir çok kadın ve erkek, ...

HÜLAGU'YA DERS VEREN KADIHAN

Sakalları bile yeni çıkmaya başlamış genç bir âlim, Cengiz Han'ın torunu Hülagu'ye dersini vermiştir. Hem de bugün İslam âleminin perişan halini özetleyecek nitelikte.   Hülagu’ya ders veren Kadıhan Moğol İmparatorluğunun kurucusu Cengiz Han’ın torunu Hülagu 1258 tarihinde Bağdat’a girerek Abbasi Halifesi Mutasım’ı keçeye sarıp Moğol atlarının aya...

YAŞAM DEPREMLERLE BAŞLADI

Ey kardeşim! Deprem olduğunda korkma. Deprem olmadığı zaman kork. Çünkü yaşam depremler sayesinde oluştu. Deprem yeryüzünün canlı olduğunu gösterir. Depremlerin bittiği gün yaşam sona etmeye başlayacaktır. Deprem yaşamdır, canlılıktır, yeryüzünün nefes alıp vermesidir. Yaşamın oluşmasında depremlerin etkisi çok büyüktür. Depremler olmasaydı yeryüz&u...

AY ZAMANI İNSAN VE DİRİLİĞİ

El Mümit esması Allahın öldürme ve öldürdüğünü diriltme gücüne sahip tek yaratan olduğu anlamına gelir. Zıttı yaşatan dirilten olan El Muhyi'dir. Ölüm ile dirilme o kadar içiçedir ki. Alem ve insan heran bir ölüm ve dirilme halindedir. Alem mevsimlerle halden hale geçtiği gibi insanda zaman içinde halden hale geçiştedir. İnsan bu d&u...

HUZURDA OLMAK HUZURLU OLMAK

Huzurlu insan kalp mutmainesi, kalp genişliğini sağlanmış, gönlü kendine ne verildi ise huzurla alıp, kabule hazırdır. Lezzet tatlı demek değildir. Ekşi, acı, tuzlu yerken de insan; tatlı yemekten aldığı gibi lezzet duyar.... Sadece mizacına uymayan yemekleri yemek istemez insan. Duyu ve hislerde de öyledir. Mizacına uymayan duyular, hisler, haller yaşandığında acı duyar, lezzet kaçar, ağzının tadı, huzuru bozulur. ...

DERDİ OLAN NEYLESİN...

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Ha&hel...